
Meme Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Kadınların korkulu rüyası olan ‘meme kanseri’nin görülme sıklığının her geçen gün arttığını belirten Prof. Dr. Cumhur Ana, meme kanserinin belirtilerini, risk faktörlerini, korunma yollarını, erken tanının önemini ve tedavi yöntemlerini anlattı.
Bize genel olarak kanser tanımını yapabilir misiniz?
Vücudumuzdaki bazı hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasına kanser denir. Burada bir kavram kargaşasına açıklık getirmekte tayda var. Tümör ve kanser aynı şey değildir. Tümörler iyi ya da kötü huylu olabilirler. İyi huylu tümörler başka bölgelere yayılmazlar ve tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanserler ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılabilirler.
Meme kanseri kadınların korkulu rüyası. Gerçekten meme kanseri sık rastlanılan bir hastalık mıdır?
Evet. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir ve kadınlarda Akciğer kanserinden sonra en sık ölüm sebebidir. Türkiye’de bu konuda yapılmış çok fazla çalışma yok. Ancak ABD’de 80 yaşına ulaşmış her 8 kadından 1 ‘inin meme kanseri tanısı aldığı yapılan araştırmalar ile gösterilmiştir. Kabaca bir rakam vermek gerekirse her 8-10 kadından biri yaşamı süresince meme kanseri tanısı alacaktır diyebiliriz.
Meme kanserinin risk faktörleri nelerdir? Genetik özelliklerin etkisi var mıdır?
Bu çok önemli bir soru. Maalesef bazı kadınlarda risk diğerlerine göre daha fazladır. Aile ^ de daha önceden meme kanseri tanısı almış bireylerin olması (anne, abla, teyze, hala vb), ileri yaş, erken adet görmek, geç menopoza girmek, çocuk sahibi olmamak veya 30 yaşından sonra doğurmuş olmak, emzirmemek. beslenme alışkanlıkları ve alkol tüketimi riski arttıran en önemli faktörlerdir. Ancak burada iki konuyu vurgulamakta fayda var; ilki meme kanserinin sadece kadınların hastalığı olmadığı, erkeklerde de memede kanser gelişebileceğini unutmamak gerekir. İkincisi de yukarıda saydığım risk faktörlerinin olmaması, o kişide meme kanseri gelişmeyeceğini göstermez. Sadece kadın olmak bile meme kanseri açısından en önemli risk faktörüdür.
Tabii tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı sanırım çok önemli. Meme kanserinde erken dönemde tanı koymak mümkün müdür? Kadınlar bu konuda neye dikkat etmelidirler?
Meme kanserinde erken tanının iki önemi vardır. Birincisi erken tanı almış hastalarda yaşam süresi daha uzundur ve hastaların önemli bir kısmında hastalığı tamamen yenmek mümkündür. Yapılan çalışmalar hastalık vücudun başka bir yerine yayılmadan erken dönemde tanı alan hastaların sadece % 5*inin ilk 5 yıl içinde kaybedildiğini onaya koymuştur. İkincisi de erken tanı alan hastalarda daha küçük cerrahi girişimler ile tedavi mümkündür. Meme, kadın için çok önemli bir organdır ve memenin kaybı birçok kadında ek psikolojik sorunlar getirmektedir. Ancak günümüzde erken tanı ile hastaların önemli bir kısmında meme koruyucu cerrahi olarak adlandırdığımız yöntemle memeyi koruyarak hastalığı tedavi etmek mümkündür. Erken tanı alan hastaların yaklaşık yansında memeyi almadan tedavi edebiliyoruz.
Erken tanı için hastalar ne yapmalılar? Mamograli ile kesin teşhis mümkün mü?
Erken tanı iki şekilde mümkün. İlki hiçbir şikayeti olmayan hastanın, düzenli kontrolleri sırasında hastalığın tespit edilmesidir. Bu konuda dünyada ortak görüş, 40 yaşından itibaren her kadının yıllık mamografiler ve belli aralıklar ile yapılan meme muayenesi ile takip edilmesidir. Ancak burada önemli bir husus, yüksek risk taşıyan hastalarda -ki burada en önemli faktör ailede meme kanseri olmasıdır- takiplerin daha erken yaşlarda başlaması gerekliliğidir. İkincisi ise, hastanın aylık kendi-kendisini muayenesi sırasında memede herhangi bir değişiklik fark etmesi ya da meme ile bir ilgili bir şikayeti olması durumunda erken dönemde hekime başvurmasıdır.
Hastaların en önemli endişelerinden biri Mamograli sırasında aldıkları radyasyon. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Mamografı çekimi sırasında çok düşük dozda röntgen ışınları kullanıldığından alınan radyasyon düzeyi çok düşüktür. Bu nedenle hem memede hem de başka organlarda herhangi kötü bir soruna neden olmaz. Mamografinin meme kanserinden ölüm riskini % 20-70 oranında azalttığı birçok çalışma ile gösterilmiştir. Otuz yaşından daha genç olan kadınlarda bir yandan meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, öte yandan meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle bu yaş grubundaki kadınlara rutin mamografi Önerilmez.
Hastaların ne tür şikayetleri olabilir? Nelere dikkat etmelidirler?
Memede kitle hissedilmesi, memeden bulanık ya da kanlı akıntı gelmesi, meme başında ya da meme derisi üzerinde çekilme, memede büyüme, ödem. kızarıklık ya da derisinin portakal kabuğu görünümünde olması, meme başında iyileşmeyen yara ya da memede daha önceden olmayan, gözle fark edilebilen herhangi bir değişiklik önemlidir.
Bize birazda meme kanserinin tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?
Meme kanserinin tedavisi hastalığa lanı konulduğu evre ile direkt ilişkilidir. Günümüzde meme kanseri ile mücadelemizde yüz güldürücü sonuçlar almamızın en önemli nedenleri ise Kcmotcrapi ve Hormonoterapi dediğimiz ilaç ile tedavide ve Radyoterapi yani ışın tedavisi konusunda sağlanan ilerlemelerdir. Yukarıda bahsettiğim gibi erken dönemde tanı alan hastalarda cerrahiye ek olarak hastalığın olduğu memeye Radyoterapi uygulamak sureti ile hastaların önemli bir kısmında memeyi almadan hastalığı tedavi edebiliyoruz. Yine elimizdeki çok güçlü ilaçlar sayesinde hastalıkla mücadelede son yıllarda çok önemli yol kat ettik. Biz Akdeniz Üniversitesinde hem hastalığın tam aşamasında ve hem de tedavi aşamasında meme kanseri konusunda çok tecrübeli Radyolog ve Onkolog arkadaşlarımızla çalıştığımız için çok şanslıyız.
Sonuç olarak meme kanseri ile mücadele konusunda ne söylemek istersiniz?
Tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle benim tüm kadınlara önerim düzenli aralıklarla meme muayenesi kontrollerini yaptırmalarıdır.


